hiddet


hiddet
(A.)
[ تﺪﺣ ]
1. öfke.
2. keskinlik.
♦ hiddetlenmek öfkelenmek.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • hiddet — is., Ar. ḥiddet Öfke, kızgınlık Hiddet ve nefretimden kalbim çarpıyordu. Ö. Seyfettin Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller hiddet etmek hiddete kapılmak hiddetten kudurmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HİDDET — Öfke. Kızgınlık. Gadab. Dargınlık. Hışım. * Keskinlik …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hiddet etmek — öfkelenmek, kızmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HİDDET-İ BASAR — Görüş keskinliği …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HİDDET-İ HAVÂS — Duyguların keskinliği …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HİDDET-İ SEYF — Kılıç keskinliği …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HİDDET-İ ZEKÂ — Akıl üstünlüğü, zekâ keskinliği …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • KAHR-I HİDDET — Hiddetin ve kızgınlığın yıkıcı galebesi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • alartmak — hiddet ve gayzdan gözü tirelemnek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ik — hiddet, şiddet; bir nevi fena hastalık, koku, id, çelik …   Çağatay Osmanlı Sözlük